Bizi takip edin

Haber

Newroz’un kitleselleştiği yıllar: Canları pahasına ateş yaktılar

->

-> 372

Bin yıllardır Mezopotamya coğrafyasında var olan Newroz’un Kürt kentlerinde kitlesel olarak kutlandığı 90’lı yıllar katliamların gölgesinde geçti. Nisebîn, Cizîr, Amed, İstanbul, Adana gibi merkezlerde insanlar ölümüne Newroz alanlarında oldu

Asur Kralı Dehak’a karşı Demirci Kawa’nın öncülük ettiği direnişle birlikte 2 bin 639 yıl önce yakılan Newroz ateşi, ilk günkü gibi direnişin sembolü olarak tanımlanıyor. Aynı zamanda baharın habercisi ve yaşamın yeniden dirilmesi olarak da anlamlandırılan Newroz ateşinin hiç dinmediği Kürt kentlerinde, yıllardır baskı ve saldırılar altında Newroz kutlamaları yapıldı. 1990’lı yıllarda yasaklı Newroz alanlarına binlerce insan canı pahasına akarken, sokak, mahalle, ilçe, il ve hatta bazen evlerde kutlanılan Newroz, direnişin aydınlatıcısı oldu. 90’lı yıllarla birlikte Kürt kentlerinde yasaklara karşı alanlara akan milyonlar, hafızalarda yer edindi.

1991 Newrozu: Serhildan jiyane

Politik bir kimlik kazanan Newroz ilk kez kitlesel olarak 1991 yılında kutlandı. Nisêbin (Nusaybin), Cizîr (Cizre) başta olmak üzere Amed, İstanbul, Adana, Bismil, Kerboran (Dargeçit), Pîrsus (Suruç), Pasûr (Kulp) ve Hênê’de (Hani) binlerce kişi yasağa rağmen Newroz alanlarına aktı. Esnafların kepek kapattığı o gün okullar boykot edildi. Nisêbin’in Kışla Mahallesi’nde yaşamını yitiren PKK’lilerin mezarlıklarını ziyaret ettikten sonra yürüyüş gerçekleştiren 10 bin kişilik kitlenin üzerine ateş açılması sonucu çok sayıda sivil yaşamını yitirdi. Birçok kentte benzeri saldırılar yaşandı. Gece geç saatlere kadar her yerde yükselen Newroz ateşine saldırıların bilançosu ise 31 sivilin yaşamını yitirmesi oldu.

O dönem haftalık olarak yayın yapan Ülke Gazetesi kutlamaları manşetinden verdi. “Newroz her yerde” başlığıyla birinci sayfada yer verilen kutlamalarda “Bijî Newroz” pankartını taşıyan kitlenin önünde çocuklar ve gençler yer alıyor. Gazetede kullanılan fotoğrafta kitlenin önünde yürüyen bir gencin taşıdığı dövizin üzerinde “Serhildan Jiyane” yazısı bulunuyor.

1992 Newrozu: 94 sivil yaşamını yitirdi

Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ‘in 1992 Newroz’undan önce, Newroz’u kutlamak isteyen herkesin özgürce kutlayacağını açıklamasına rağmen Cizîr ve Nisêbin’de kutlama için valiliğe yapılan başvuru OHAL gerekçesiyle reddedildi. Yasaklara rağmen binlerce yurttaş alanları sarı, yeşil ve kırmızı renklerle şenlendirerek halaya durdu. Birçok kentte yakılan Newroz ateşi yakılırken, öğrenciler de okul bahçelerini Newroz alanına çevirerek protestolara katıldı.

Êlih’in (Batman) Kercews (Gercüş) ilçesinde 20 Mart akşamı Newroz’u kutlamak üzere ateş yakanların üzerine askerlerin ateş açması sonucu 2 sivil yaşamını yitirdi. Cizre, Nusaybin ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok yerde kutlamalara, özel harekat timleri saldırdı. Saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 94 sivil yaşamını yitirdi. Devlet yetkilileri “Ölenler PKK’lıydı” söylemini tekrarlasa da ölenler arasında 5 yaşındaki Hatice Katar, 9 yaşındaki Mehdi Güngen, 70 yaşındaki Ramazan Bayer ve 65 yaşındaki Nebahat Kakuç’un bulunması gerçeği gizleyemedi. Newroz’u izlemek için bölgeye gelen gazetecilere de saldıran özel harekat güçlerinin açtığı ateş sonucu Sabah gazetesi muhabiri İzzet Kezer yaşamını yitirdi.

Günlerce süren kutlamalar sonrası 12 bin asker ve bin 500 polis ile Cizîr’deki evler tek tek ev arandı ve onlarca yurttaş gözaltına alındı.

1993 Newrozu: Ateşkese rağmen yasak

PKK’nin “ateşkes” çağrısı yaptığı döneme denk gelen 1993 Newroz’u kutlamaları, bir önceki yıllara nazaran sakin bir ortamda gerçekleşti. Birçok bölgede yasaklanmasına rağmen mahalle ve sokaklarda ateşlerin yakıldığı Newroz kutlamalarına Halkın Emek Partisi (HEP) öncülük etti. Amed başta olmak üzere birçok kentte halk meydanlara indi.

1994 Newrozu: ‘Newrozu evlerinizde kutlayın’ çağrısı

1994 yılı Newroz’u öncesi birçok kentte yapılan baskın ve tutuklamaların ardından Kürt kentleri, Newroz öncesi adeta kuşatma altına alındı. PKK ise geçmiş kutlamaların hatırlatmasında bulunarak, olası bir provokasyon girişimine karşın halka “Newrozu evlerinizde kutlayın” çağrısında bulundu. Çağrıya büyük bir kesim uyarken, Amed ve Cizîr başta olmak üzere birçok kentte gençler ve çocuklar öncülüğünde halk Newroz alanlarına indi. Amed’in Bağlar, Şehitlik ve Melikahmet semtlerindeki dükkanlar 21 Mart günü öğle saatlerine kadar kapalı kaldı. Kentin giriş ve çıkışları ise yoğun önlem altında ablukaya alındı.

İstanbul’un İncirli, Merter ve Sarıgazi semtlerinde gösteriler yapıldı. Demokrasi Partisi (DEP) ise çeşitli illerde kapalı salon toplantıları düzenledi.

1995 Newrozu: Newroz’u ‘Nevruz’ yapma çabası

OHAL bölgesindeki Kürt illerinde, gençler yasaklara rağmen mahalle aralarında ve bulundukları sokaklar da ateşler yakarak halaylar çekti. HADEP öncülüğünde 21 Mart günü Mersin, İstanbul ve Ankara’da izinli toplantılar düzenledi. İstanbul Fatih Parkı’nda ateş yaparak gösteri yapan 500 kişilik bir grup polisler tarafından darp edildi. Gruptan 23 kişi gözaltına alınarak tutuklandı.

Tüm baskılara rağmen kutlamaların önüne geçemeyen devlet, bu kez de Newroz politikasını değiştirme yoluna gitti. “Nevruz bayramı” adı altında düzenlenen resmi toplantılar öne çıktı. Toplantılara Azerbaycan, Kırgızistan ve Türkmenistan gibi devletlerden heyetler katıldı.

1996 Newrozu: Devletin ‘Nevruz’ hazırlığı ve halkın cevabı

Siyasal bir kimlik kazanan Newroz kutlamalarının önüne geçebilmek için dönemin iktidarı, üniversite rektörlüklerine “Nevruz’a hazırlanın” genelgeleri gönderildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Mesut Yılmaz’ın katıldığı kutlamalar düzenlendi. Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ise askeri birliklere gönderdiği mesajla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) “Nevruz”unu kutladı. Yayınlanan bir genelge ile 17-24 Mart günlerini “Nevruz Haftası” olarak ilan edildi.

Kürt illerinde yapılan “Nevruz” kutlamalarına devlet erkanı dışında katılım olmadı. Halk ise alanlarda, mahalle ve sokaklar başta olmak üzere birçok yerde yaktıkları ateş etrafından halay çekti. Kutlamalara polislerin saldırmasına rağmen etkinlikler gece geç saatlere kadar devam etti. Engellemelere rağmen Amed, Meleti (Malatya), Mersin, Êlih, Adana, İstanbul, Ankara, İzmir, Balıkesir, Edirne ve daha birçok ilde binlerce kişi alanlara aktı. Yüzlerce kişi gözaltına alınırken, çok sayıda kişi de çıkan olaylar esnasında yaralandı.

Kutlamaların bir diğer adresi ise üniversiteler oldu. İstanbul, Çukurova ve Ege Üniversitesi öğrencileri kampüs alanlarını Newroz alanlarına çevirdi. Kampüslerde ateş yakıp halay çeken öğrenciler, “Bijî Newroz” sloganları attı.

Kutlamaları manşetine taşıyan Demokrasi Gazetesi ise o gün “Newroz barış aksın” manşetiyle okuyucuyla buluştu. Lastik yakan kitlenin halay çektiği fotoğrafı manşetine taşıyan gazete köşe yazarları da kutlamaları yazılarında ele aldı.

1997 Newrozu: Çeteler Meclis’te HADEP hapiste

Amed başta olmak üzere birçok Kürt kentinde devlet kurumları tarafından kutlama duyurusu yapılarak çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Yapılan bu etkinliklere katılım devlet bürokrasisinin aşamazken, HADEP öncülüğünde yasağa rağmen yapılan Newroz’a ise onbinler katıldı. Kapalı salonlarda bile kutlanmasına izin çıkmayan Amed’in Batıkent ve Bağlar mahallelerinde Newroz ateşi yakılarak, halay eşliğinde türküler söylendi. Sarı, yeşil, kırmızı renkli eşarp ve bayraklarla kadınlar alanları doldururken Batıkent’te, toplanan binlerce kişiye ise polis saldırdı.

HADEP’in İstanbul Abide-i Hürriyet Meydanı’ndaki mitingine şiddetli yağışa rağmen onbinlerce kişi katıldı. O dönem tutuklu bulunan DEP Milletvekili Leyla Zana’nın fotoğraflarının taşındığı yürüyüşte, sık sık “Şehit namirin”, “Bijî Nevroz”, “Çeteler Meclis’te HADEP hapiste” ve “Bijî HADEP” sloganı atıldı.

DKP Genel Başkanı Şerafettin Elçi, bir grup partiliyle Kızılay’da, vatandaşlara üzerinde “Newroz’unuz Kutlu Olsun” yazan karanfiller dağıttı.

1998 Newrozu: Newroz bizimdir bizim kalacak

İstanbul’da HADEP, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Sosyalist İşçi Partisi (SİP) ve Emek Partisi’nin (EMEP) ortak programı ile Zeytinburnu Kazlıçeşme’de binlerin katılımıyla kutlandı. Kutlamada sık sık “Newroz bizimdir bizim kalacak” sloganı atıldı. Kutlama öncesi Kürt illeri başta olmak üzere birçok yerde gözaltı operasyonları oldu. Yurtdışından gelen heyetler sınır dışı edilerek haklarında dava açıldı.

Amed başta olmak üzere birçok kentte yapılan kutlamalara polis saldırdı. Saldırılarda 20 kişi yaralandı. İstanbul’da ise Newroz öncesi HADEP ilçe örgütleri, Gündem Gazetesi, birçok basın-yayın organına baskın düzenlendi. Baskınlarda gözaltılar gerçekleşti.

Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ın Sêr’te (Siirt) yapılması planlanan “Nevruz” kutlaması da yağmur nedeniyle iptal edildi. Devlet kurumları tarafından yapılan kutlamalarda ise Newroz’un “Türk bayramı” olduğu vurgusu ön plana çıktı.

1999 Newrozu: Komploya cevap verildi

PKK Lider Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesinden sonraki ilk Newroz olması nedeniyle Kürt illerinde tüm eylem ve etkinlikler yasaklandı. Birçok ilde esnaf kepenk kapattı. Komplo gölgesinde geçen Newroz kutlamaları, yasaklara rağmen onbinleri alanlarda buluşturdu. Newroz ateşinde buluşan onbinler “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla alanlarda cevap verdi.

Birçok kentte polis kutlamalara saldırdı. Türkiye genelinde İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) yaptığı açıklamaya göre 8 bin 174 kişi gözaltına alındı. Demokrasi ve Barış Partisi (DBP) Genel Başkanı Refik Karakoç ile 20’ye yakın partili, karanfil dağıtırken gözaltına alındı.

MA / Selman Keleş