Bizi takip edin

Köşe yazarları

Bozkurt ve Rabia kardeşliği

->

-> 606

1992’de Demirel Başbakan olarak Türki cumhuriyetlerine yaptığı geziye Türkeş’i de götürdü. Bu gezi Azerbaycan’ da Ebulfeyz Elçibey’i destekleyen ve Türkeş için iyi bir fırsat oluşturdu. Türk dünyası ile yeni ilişki imkanları arayan Türkeş’in devlet kanalıyla yakın ilişkiler kurduğu, her türlü maddi ve manevi yardım yaptığı iki lider Cehar Dudayev ile Ebulfeyz Elçibey’di. Elçibey Türkeş’i dünya Türklüğünün lideri olarak görüyordu. Türkeş, Azerbaycan da Halk Cephesi tarafından yaygın olarak kullanılan Kurt başı işaretini bu sırada keşfetti. Elçibey’in düzenlediği mitingde yüz binlerce insanın kendisini Kurt başı işaretiyle selamlamasından çok etkilenen Türkeş, bu işareti (ve kafa tokuşturmayı) kısa zamanda Türkiye’ye taşıyarak MHP’ye benimsetti.

Bozkurt resimlerinden Kurt başı işaretine geçiş yapan Türkeş, bu işaretin anlamı üzerine şunları söylemişti: “Serçe parmak Türk’tür, şu işaret parmağı da İslam’dır. Şu Bozkurt işareti yaptığımız işaretin arada kalan boşluk ise cihandır. Son olarak kalan 3 parmağın birleştiği nokta ise mühürdür. Türk İslam Mührünü Dünyaya vuracağız.” Türkeş’ten sonra Bahçeli tarafından devam ettirilen bu işaret, Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında MHP ile ittifak yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu tarafından kullanıldı. Şimdi de Erdoğan AKP’nin Mersin İl Kongresi’nde Bozkurt işareti yaparak iki parti arasındaki işbirliğini bu konuda da gösterdi.

Rabia işareti 3 Temmuz 2013’de Mısır’da yapılan askeri darbeye karşı Rabiatü’l Adeviyye Meydanı’nda Müslüman Kardeşler Örgütü tarafından yapılan gösteriler sırasında kullanıldı. Meydanın adı, 8. yüzyılda yaşamış Rabiatü’l Adeviyye adlı Sufi bir kadın şairden geliyordu. Arapçada “dördüncü” demek olan Rabia, ailesinin dördüncü çocuğu olduğu için bu ismi almıştı. Buna vurgu yapmak için kullanılan 4 parmak işareti, aynı zamanda Muhammed Mursi’nin Mısır’ın dördüncü cumhurbaşkanı olmasını anlatıyordu. Mursi’yi ve Müslüman Kardeşler Örgütü’nün faaliyetlerini destekleyen Erdoğan, miting meydanlarında Rabia işaretini kullanarak AKP için de bir el işareti bulmuş oldu. Erdoğan, “Mursi Türkiye’deki uygulamayı Mısır’a almak isteyen bir insandı. Rabia Mursi’nin cezaevine girmesinden sonra çıktı. Ben Rabia işaretini kullanıyorum ama tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlamında” demişti.

Yıllarca bu işareti yapan Erdoğan, işi o kadar ileriye götürdü. Önce bu işaretin ne anlama geldiğini ve nasıl yapılması gerektiğini bir broşürle tüm parti örgütlerine gönderdi. Daha sonra da 21 Mayıs 2017’de yapılan AKP Olağanüstü Kongresi’nde yapılan tüzük değişikliğiyle bir işaret parti tüzüğünün ilkesi haline getirildi. AKP Tüzüğü’nün 4. Maddesine 16. fıkra olarak yapılan ek şöyleydi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşları tek bir milleti teşkil eder. Bayrağımız, bağımsızlığımızın ortak sembolüdür. Şehitlerimizin emaneti olan, milletimizin üzerinde yaşadığı, bayrağımızın özgürce dalgalandığı toprak vatanımızdır. Devlet, milletimizin ortak eseridir. AK Parti yukarıda belirtilen temel amaç ve hedefler doğrultusunda ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ anlayışını sarsılmaz bir ilke olarak kabul eder.” Böylelikle Bozkurt ve Rabia kardeşliğine resmi bir statü kazandırıldı.

El-kol işaretleri, selamlaşma, kılık-kıyafet, etnik, kültürel ve inançsal ritüellerle desteklenen bu semboller, dışarıdan ithal edildi, yani yerli ve milli değil. Buna rağmen bir yandan bu partilerin kendilerini ifade etmelerinin en kolay ve pratik yolu olurken, bir yandan da kitleleri etkilemenin bir yöntemi olarak kullanılıyor. Çünkü sermayeden, emperyalizmden, devletten ve ordudan bağımsız olmayan bu iki partinin siyaset tarzı, Türk İslam milliyetçiliğinde geçerli olan menkıbeciliğe dayanıyor. Yani, tarihe mal olmuş dini ve siyasi olağanüstü olaylar ve kişilikler yaratarak, dilden dile yayılıp gelen öyküler üzerinden sembollerin güncelleştirilmesi, yeni ve farklı anlamlar yüklenmesi ve bunların toplumun ayrıştırılması ve cepheleştirilmesi için kullanılması, sorunun özünü oluşturuyor.